Orhan Karademir – İçimizdeki Çocuğu Yeniden Keşfedeceğiz

İçimizdeki çocukla, düştüğümüz zaman tekrar ayağa kalkacağız

Orhan Karademir

Covid 19 hakkında bildiklerimiz az ve tevatür fazla yani uzman dediklerimiz bile bilimsel verilerden uzak kararlar vererek, ihmaller neticesin de 2021 senesine kadar sürebileceğini ve aşısını da bu zamanlarda bulunabileceğini yazıyorlar.

Kendi penceremizden bakarsak, bir Turizm çalışanı olarak karmaşanın için de ne yapacağımızı düşünüyor durumdayız. Üzücü sonuçlar ile karşılaşacağımızı hepimiz az çok bilmekteyiz. Bırakacakmıyız, yıllarca hayatımızı idame ettiğimiz meslek ve işimizi terk mi edeceğiz.

Biz aslında hiç büyümedik içimizde ki çocukla yaşadık, misafirperverlik, gülme yeteneğimiz, yeniliklere olan inancımızla mükemmel olmasa da ruhumuzda ki çocukla bu günlere kadar geldik.

Çocukken neler yaptığınızı unutmayalım

Bir Şef olarak baktığım da çalıştığım ünlü yabancı bir Şefler imden birinin söylediği söz ile başlamak istiyorum;

‘’yemek pişirmek eski tavalar ile’’ öğrenilir Mexican Turco derdi bana. Hiç birimizin daha evvel yaşamadığımız bir tecrübe ile karşı karşıyayız. O zaman deneyimlerimizi bir araya getireceğiz. Eskiden yaşadıklarımızı günümüzde ki sorun ile karşılaştırıp sorun ile yüzleşip doğru güncellemeler ile eski çalışma hayatımıza, yeni oluşan şartlar da devam edeceğiz. Yani diyeceğiz ki ‘eldeki serçe damdaki güvercinden iyidir’.

Olumlu bakacağız, Turizmde ki tekdüzelik bitecek gibi görünüyor. Daha özgün tarzlar ile çalışmalarımıza devam edebiliriz. Maliyetler de düşürme yolları aranacak, satın alma yönetimimizi tamamen değişecek, tesisleri teknolojik olanaklar donatıp, içeride kendi üretimine geçecektir. Artık kendi peynirini, kendi sucuğunu, kendi dondurması, kendi ürettiği doğal ürünler ile ön plana çıkma ve bunun gibi çalışmalara yönelerek yine başaracağız.

Doğduğun ev kaderindir

Bizler, için de doğduğumuz ailenin kuralları ile büyüdük, her zaman anne babamızın çevremizdeki insanların onayları ile çaba harcadık. Biz günümüz çalışma hayatına bağlı kalarak yaşayıp yaşayamayacağımızı sorgulayarak devam edip etmememizi sorgulamamız için, bu pandeminin bir fırsat sunduğunu düşünüyorum. Bu Kriz ortamın da var oluşumuzla geçmişte yaşanan sorunları göz önüne alarak onlar ile yüzleşmenin öz güvenimiz ile gerekli tüm bu işler için bir plan yapmanın, hayatta bir şeyleri düzeltmenin ve var olan hayallerimizi gerçekleştirmek için geç olmadığının bilincine varmamız gerekiyor. İşimiz için, yarınlarımız için tüm sevdiklerimiz için, gerektiği kadar risk almanın zamanı geldiğini düşünüyoruz ve yine başaracağız.

Yine içimizdeki çocukla sahip olduklarınızı paylaşacağız

Hepimiz çocukluğumuzu hatırlayalım, paylaştığımız ekmek aralarını, simitleri, annemizin yaptığı poğaçaları, misketlerimizi, hatta gazoz kapaklarını, hiç azalmazdı. Ne güzel günlerdi. Hatırlayalım ve paylaşalım bilgimizi tecrübemizi mutluluklarımızı inanın ki bu günlerde daha da çok ortaklıklarımız olacak ve büyüyecek.

Paylaşmanın ana gıda maddesi ‘ekmektir’ hepimiz okumasak da okuduğum bir kitap vardı küçükken ‘’küçük Prens’’ kitabın ana fikri ‘’kıtlık ekmeğin paylaşılmasına yol açar, ekmeğin paylaşılması ise ekmekten daha tatlıdır’’. deyip yine başaracağız.

Yine içimizde ki çocukla meraklı olacağız;

Artık önümüz de virüs ile birlikte boş bir levha var. Çocuklar gibi olduk ne yapacağımızı bilmiyoruz. O levhayı sağlıklı bir şekil de doldurmak istiyorsak istiyoruz; Çocukken yaptığımız gibi, esas işimize döneceğiz salondaki çekmeceleri karıştıracağız, mutfaktaki dolapları açıp tencereleri dizeceğiz, un poşetine ellerimizi atıp bıyıklar yapacağız. Yaramazlık yapma hakkımızı kullanacağız. Doğru yaşamı doğru iş güvenliğini doğru yaşama hakkını tekrar yakalayacağız, yine başaracağız.

Yine içimizdeki çocukla duygulu olacağız eğleneceğiz

Kokulu silgilerimizi pasta sanmak, patlayan şerlerimizi ağzımız açık yemek, Ressam Bob’u seyrederek resim yapmak, misketlerimizi bir de kemikse on numara, plastik leğen de yıkandığımız günleri, wolkman’i taktığımız da kral olduğumuzu, yağ satarım bal satarım oynarken kızlara yaptığımız jestleri, kasetçalarlara yaptığımız ses kayıtlarını, salçalı ekmeğin yerini ne tutardı, sapan ile hedefi 12 den vurmak, vb. gibi birçok lezzetli eğlencelerimiz ile yine başaracağız.

İçimizdeki çocukla eski mahalleye yeni adetler çıkaracağız

Bu pandemi günlerin yorgunluğun da; kaldığımız yerde rahat değiliz, daha ileriye gitmek istiyoruz, daha geniş düşünmek istiyoruz ve daha radikal kararlar almak istiyoruz ergen gibi davranmayacağız.

Zihnimizi rahat tutmayı öğreneceğiz, önümüze çıkan şartlara uyum sağlayacağız, etrafımızda gelişen yeni tür olaylara daha geniş çerçeveden bakacağız, çekingen olmayacağız merak edip öğreneceğiz, etrafımızda ki yeni fikirleri takip edeceğiz, bu gün yaşadıklarımızı bir fırsat olarak görmeli ve kendimize bu noktadan bir yol açmalıyız. Eski iş hayatımıza yeni adetler çıkarmaktan çekinmeyeceğiz.

Yine içimizdeki çocukla yeni arkadaşlarımız ile sürekli öğreneceğiz.

Yeni dönem de Çalışma hayatımız birçok değişiklik olacağı gibi, yeni arkadaşlarımızda olacak. Belki de çok da kendi sektörümüzden olmayacaklar, sağlıkçılar, gıda mühendisleri, veri toplayıcılar, robotlar, vb. gibi yeni ürünler gelişecek.  Hep beraber öğreneceğiz ve geliştireceğiz. Gerçekten değişeceğiz. Covid 19 ile dünya bir dinamizm için de değişiyor. Bu değişime ayak uydurmak, bu değişim rüzgarın da yelkenlerimizi ustalık ile kullanmak, başarının da ulaşabilirliğini de belirliyor.

Turizm ve otelcilik de bireyler başarısını kendisi şekillendirir. Her turizmci kendi başarısının mucidi, mühendisi, mimarı, kalfası, ustası, çırağıdır. Gelişime, değişime, yeniliklere ve pişmiş aşa su katmaya açık olmak ile başarı bir sanat eserine dönüştürülebilir.

Son söz olarak içimizdeki çocukla sizi kucaklıyorum

Orhan KARADEMİR

Executive Chef

Curio Collection By Hilton İstanbul

One thought on “Orhan Karademir – İçimizdeki Çocuğu Yeniden Keşfedeceğiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla