TUROYD Başkanı Ali Can Aksu-Yükseklerden çakılmadık, bekliyorduk zaten!

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, zoom üzerinden gerçekleştirdiği basın toplantısında COVID-19 krizinin Türk turizmine yansımalarını değerlendirdi.

Pandeminin turizm ekonomisine hasarının 30 milyar dolar olduğunu kaydeden Aksu, yeni normalde dünyaya verilecek mesajların önemine dikkat çeken konuşmasında “Bizim ihtiyacımız olan bol kepçe yemek vermek değil; doğayla barışık, ekolojik ve sürdürülebilir bir turizm anlayışıdır. Bunun için çok daha cesur mesajlara, cesur liderlere ihtiyacımız var” diye konuştu

Türkiye turizminde kontrolsüzlüğünde devam ettiğini ve köklü turizmin politikasının olmadığın hatırlatan Ali Can Aksu, turizmde değişimin şart olduğunu belirterek “Türk turizminde isteyen istediğin yapabiliyor. Türk turizmini yöneten bir devlet politikası yok. Artık bunlara son vermek gerekiyor” dedi.

 “Türk turizmini gençlerimiz kurtaracak”

Her şey dahil sistemin en büyük zararlarından birinin de, sürdürülebilir kalifiye eleman konusunu sekteye uğratması olduğunu belirten Aksu, “Türk turizminin yüzde 50-60’ını besleyen kıyı turizminde böyle bir ivme gençlerin turizme olan ilgisini azalttı. Oysa gençlere bu sektörü sevdirmek zorundayız. Çünkü Türk turizmini kurtaracaksa yine gençlerimiz kurtaracak” dedi.

“Çözüm üreten yok” Ali Can Aksu, Türk turizminde STK’larda görev alan aktörlerin yıllardır aynı aktörler olduğunu sözlerine ekleyerek “Aktörler kimseyle iletişimi ve istişaresi yok, danışmıyor ve her şeyi biliyorlar. Bu gibi kimselerin ben bilirim anlayışını bırakmaları gerekiyor. İleriye yönelik bir çalışmaları ve planları olamadığı gibi. Sadece yaptıkları açıklamalarla umut dağıtmaya çalışmak sorunlarımızı çözmez. At gözlüklerimizi çıkarmayız bağnaz düşüncelerle Türk turizmini yönetemeyiz ve kurtaramayız. Türk turizmini yeniden yapılandırmak gerekiyor” şeklinde konuştu

Bu yıl dış pazarda Avrupa ve Rus turistin kaybedildiğini belirten Aksu, “Bu saatten sonra her şey sürpriz olur. Ruslar artık temmuz da mı yansır, ağustosta mı, benim kişisel öngörüm yansımayacağı yönünde” dedi. İç pazarda ise halkın kafasında ciddi soru işaretlerin olduğunu söyleyen Aksu, “Yüzde 65 oranında dışarıya güven duymayan disiplinli bir halk var aslında. Geriye kalan yüzde 40’ı kıyı sahillerini dolaşacak.” dedi.

Ali Can Aksu, Covid-19 dönemini farklı ele almak gerektiğini belirterek “Covid-19 Türk turizminin kendi kendine yeten bir sektör olmadığını ortala çıkardı. Turizmin çok zayıf bir ekonomiye sahip olduğunu görüyoruz. Bu arada bilinçsiz bir şekilde işleyen arz-talep dengesi olduğu ortaya çıktı. Eğer Türkiye’de 2-3 bin seyahat acentesi, 3-4 bin rehber olsaydı, yüzde 40’lık ekonomi herkesi mutlu eder ve sürdürülebilir turizm olurdu. Yatak sayısını artırıp turizmi geliştiremezsiniz. Bu dönemde hiç kimsenin 3-4 ay ayakta duracak yedek akçesinin olmadığı ortaya çıktı.

Ali Can Aksu, geçen yılın datasını alarak kıyaslama yaptığını, Türk turizminde çalışan bir milyon kişinin çalışma süreleri göz önüne alınarak verilen işsizlik desteğinden ancak 200 bininin yararlandığını belirterek şunları anlattı:
“Yanlışları yapanların artık kendileriyle barışmaları ve hatalarda ısrar ekmemeleri gerekir. Türk turizmi hiçbir zaman iyi olmadı. Sürdürülebilir olmadı.
İşsizlik maaşı dışında desteklerden faydalanan çalışan sayısı 200 bini geçemedi.
Maaş bağlanması için 3 yılda 300 gün ve 450 gün şartı gibi sorun var. Turizmde çalışan her 10 kişiden 3’ü bir yıl boyuna sigortalı kalabiliyor. Bu süre ise işsizlik maaşı bağlanmasına yetmiyor. En şanslı turizm çalışanı olan Antalya’da sigortalı çalışma süresi 5 aydır. Bu da 350 güne geliyor ve bazı durumlara yetmiyor.

Ali Can Aksu sözlerinin devamında turizm profesyonelleri olarak güçlü ve üretken beyinlere sahip olmalarına karşın, masa başında fikirlerine danışılmamasını eleştirerek, “Turizmin yapılandırılması konusunda fikirlerimiz çok fazla alınmıyor. Bunu en iyi turizmi çeşitlendirerek yapabiliriz. Tesis büyütmekle Türk turizmi büyümedi. 35 milyar dolarlık büyüme büyüme değildir. 100-150 milyar dolarla bugün Türk turizminin kaderi çok daha farklı olabilirdi. Dünyanın en zengin turizm materyallerine sahip ülkesiyiz. Türk turizmi hiçbir zaman iyi olmadı, bugün yaşıyor değiliz krizi. Üç ileri üç geri… Dolayısıyla çok iyi bir yolda değildik zaten. Yükseklerden çakılmadık, bu çakılmayı da bekliyorduk zaten. Yaraya merhem iyileştirme modeline gidiyoruz. Bununla ilgili çalışmalar yok.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla