Ergun Demiray yazdı – Artık herkesin kendi öz eleştirisini yapmasının zamanı geldi

Ergün Demiray

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım,

Zaman zaman isyanlarınızı okuyorum ve duyuyorum

Ömrünün 30 yılını Turizm ve otelciliğe vermiş bulunduğum her ortamda yanlışlığın üzerine gitmiş, eleştirmiş biri olarak belirtmek istiyorum ki maalesef mesleğimiz bitmek üzere.

Artık herkesin kendi öz eleştirisini yapmasının zamanı geldi.

Yaklaşık 6 yıldır perakende sektörünün içindeyim ancak otelcilikten hiç kopmadım. Kopamam. Kopmayacağım. Yaklaşık 4 gündür Türkiye’nin en popüler losyonunda uluslararası bir otelde tatil yapmaktayım.

Gerçekler acı olur ama İnanın kimse ne yaptığının farkında değil. Sistem denen bir şey yok. Rutin göstermelik önlemler alınıyor ama çalışanlar bunu inandıkları için değil yöneticilerinden korktukları için yapıyorlar, komik kalıyor. Servis çok kötü ama mazeret hazır Pandemi! Yani büfelerin önündeki yığılmayı önlemek adına Üniversitelerle iş birliği yapıp stajyer alınarak çözümler bulunamaz mıydı? Ya da birkaç askıdaki personel daha çağrılamaz mıydı?  50 kişilik Restaurant da 10 garson 7 aşçı varken ve kimse ne yaptığını bilmezken hizmet verilemiyorsa Pandemi mazeret olabilir mi?

Plajda çalıştırdığın insana orada çalışabilmesi için uygun kıyafet şapka gözlük terlik vermeyi düşünemiyorsan bunu Pandemi ile ilişkilendirmek doğru mu? Sistemsizliğin adı Pandemi olmuş bu yeni bir durum değil her yıl aynı rezalet aslında. Yıllar yılı mantar gibi çoğalan otellere, eğitilmiş öğretilmiş insan yokluğundan, onun bunun adamı akşamdan sabaha terfi ettirilen ve ne oldum delisi olan, gelişimi için çaba göstermeyen, rutinin dışında çözümler aramayan patron yalakalığı dışında hiçbir özelliği olmayan yöneticilerin hiç suçu yok mu?

Yabancı dil öğrenmeyi kendine yük gören binlerce yönetici varken, otelciliğin en karlı zamanlarında bile eğitim departmanlarına gerek duymayan patron ve goygoycu Genel Müdürlerin hiç mi suçu yok.

Yıllarca turizm ve otelciliğin içine edilirken sessiz kalanların, bir meslektaşının saygısız kaba bir şekilde işten çıkarıldığını bile bile üç beş kuruş fazla kazanmak umuduyla aynı patrona koşa koşa giden ve o saygısız patrona kendini iyi hissettirenlerin hiç mi suçu yok. Kendine yer açmak için meslektaşlarını yerden yere vuranlar. Üst yöneticisinin ayağını kaydırmak için kırk takla atanlar gerçekten masum mu?

Kendine rakip olacağını düşündüğü insanları yok eden gelişimine katkıda bulunmayan yöneticilere hiçbir şey demiyelim mi?

Hepimiz gerçekten aynaya baktığımızda huzurlu muyuz?

Bizim bizden başka dostumuz var mı? Gerçekten dostane yaklaşımlar sergiliyor muyuz?

Gerçekten birbirimiz için bir şeyler yapıyor muyuz?

İnanın böyle yaparsak kazanan hep biz oluruz.

Sevgi ve Saygılarımla

Ergün Demiray

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla