Tuncay Beyaz – Turizmde yeni trendler yaratarak, şehir vitrinlerini ön plana çıkarmalıyız.

Tuncay Beyaz

Türkiye’de bakanlık ve belediye belgeli otellerde 2019 yılı verilerine göre toplam yatak kapasitesi 1 milyon 715 bine ulaşmış. Ülkemizde asıl ihtiyaç olan nitelikli hizmet ve buna paralel nitelikli misafir profiline istinaden elde edilen gelir, diğer ülke gelirlerinin altında. Buna rağmen, 54 yan sektöre destek veren otel işletmelerimizin, turizm emekçilerimizin ve paydaşlarına gelir dengesinin tatmin edici olarak yansımaması, mesleki kaliteyi de aşağı çekmekte.

Kapasite artırımı doğru dengeler üzerine kurulmalı ki, temel sağlam olsun. Olabilecek krizlere, alt yapı ve strateji oluşturalım. Pesimisttik tablolar ve sektör dışından söylemler, doğru – yanlış istatistikler ve dış kaynaklı provoke eylemler ile moral motivasyonumuzu zedeleyecek durumlardan olumsuz etkilenmeyelim.

Ülkemizin çok değerli varlık ve kültür potansiyelinin farkına varıp, mesleki ve sektörel tecrübelerimizi de ekleyerek sahada vücut bulan işletmelerimiz vardır. “Knowhow” gücümüzle yapıcı, dinamik aksiyonlar alıp, zamanında, iyileştirmeler ile dünya trendlerine uygun, yeni trendlere öncülük yapabiliriz. Kültürel servetimizi harcamadan/bağlı kalarak, gerçekçi ve sürdürülebilir stratejiler oluşturmalıyız. Uluslararası dokunuşlarla rekabette 8 bölge 8 ülke markasıyla bizde varız demeliyiz.

Sümela Manastırı-Trabzon

Şehirlerin vitrinlerini ön plana çıkarmalıyız

Şehirlerin vitrinlerini ön plana çıkarmalı ve vitrin mimarlığı mantığını benimsemeliyiz. Şehir ve bölgelerin turistik, tarihi, coğrafi ve kültürel varlıkları olan vitrinlerin bireysel olarak ön plana çıkarıp, marka şehirden çok markalar vitrini oluşturarak, sürdürülebilir olmak, yani bir mağaza vitrini mantığında sergiler gibi, imajı yaratarak algıyı yönetimini tamamen ele geçirmeliyiz.

Bir bakıma vitrinlerimiz ile çekici kılıp, ülkemize gelecek her misafir için otel sektörü ve şehir esnafının üzerine düşecek tüm görevleri yerine getirerek, konaklama sürelerinin uzaması için, bu konudaki alt yapının oluşmasında, sektörün tüm paydaşlarının üstüne düşen görevleri yerine getirmesi gerekir.

Sektörümüz yönetimini, artık gerçekçi olarak da 2 ye ayırıp, buna göre yönetecek stratejileri belirleyerek, amaca uygun yapıcı kararlar almasının zamanı gelmiştir. Büyük mali yatırımlarla inşa edilmiş, muhteşem fiziki yapıdaki tesislerde, “herşey dahil” sitem sistemi ile, mesleki bilgi ve tamamen farklı işletim tarzı, uygulama ve işletim mantığı ile yönetilen, pazarı farklı olan “şehir otelciliği”ni aynı sepete koymak büyük yanlışlık olacaktır. Her iki farklı segmente işletilen otelcilik sektöründe “all in one” yönetim mantığı ile alınan aksiyonlar tam anlamıyla sektörü kucaklayıp, kiriz veya istikrar dönemlerinde başarılı olmasının mümkün olmayacağı kanısındayım.

Beton ekonomisi turizm olmaz

En büyük kanayan yaralarımız olan , tüm bu yazdıklarımıza darbe vuran apart , kiralık ev , rezidans, bunun yanında  “rent a car” firmalarının ciddi kontrol altına alınması çok büyük önem arz etmektedir. Özellikle kiralık ev Apart vs , ülke ekonomisi, tesislerin hizmet kalitelerine , istihdam dan güvenliğe, vergiden imaj ve algıya birçok konuda dengeleri olumsuz yada olumlu olarak değiştirebilir.

Kırsal kalkınma adı altında verilen otel yatırım teşviklerinin yerine concept ömrünü tamamlamış, fiziki olarak yıpranmış yatırımlarımıza, imaj ve yüz yenilemek için renevasyon teşviği verilmesi belki de en önemli düzenleme olacaktır. Kısa dönemde geri alınması hayal edilen kâr odaklı yatırımlar, bizlerin geleceğini törpüleyeceği gibi misafirlerimize hizmet amaçları da belli ki yoktur. Zaten mülk benim sonrasında satarım olan teşvikli tesisler nereden kazanırsam kardır mantığı hem çalışana hem de doğru yatırımcıya züldür. Bu işletmeler kontrol altına alınamadığı takdirde, serseri mayın gibi nerde patlayacağı belli olmayan krizler yaratacaktır.

Kalitesiz hizmet ile nitelikli geleceğimizi de kaybederiz.

Bu durumda boş tesis, ucuz işçi çalıştırma gayreti, ucuz misafir, üstüne yatırım yapılmayan alt yapı ve desteği olmayan sektör, kalitesiz hizmet ve törpülenen bir gelecek bizi bekliyor olacaktır. Hayatta parayla satın alınamayacak olan; tecrübe, bilgi beceri ve vizyon sahibi olan bizler, buna asla izin vermemeliyiz.

 Devam edecek,

Tuncay Beyaz 

Novotel Trabzon Genel Müdürü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla