Ergün Demiray-Nerede Kalmıştık?

Bir musibet bin nasihatten iyidir, demiş atalarımız!

Ergün Demiray

Turizm sektörü için keşke böyle bir musibet olmasaydı da, keşke nasihatler kulak arkası edilmeseydi de, keşke önüne gelene otel ruhsatı verilip üç günde otelci ve turizmci olunmasaydı da. Keşke keşke diyerek bir yere varamayız tabii….

Aslında daha henüz 14 yaşımda çok isteyerek başladığım otelciği düşündüğümde bugün geldiğimiz noktadaki nedir? Gerçekten otelcilik midir? Diye sormadan geçemiyorum maalesef.

1980 ve 90’lı yıllarda Kenan Evren’in de saçma, gereksiz müdahalesi, mantar gibi kontrolsüz ve denetimsiz artan otellerle birlikte Turizmin, otellerin, çalışanlarının kazançları ve kalitesi gün be gün düşmeye devam etti maalesef. Bu o kadar derin bir konu ki ansiklopedi yazmamız lazım anlatmak için.

Bugün geldiğimiz noktada Pandemi ile birlikte herkes özellikle de üç günde turizm ve otelci olduğunu düşünenler ve patronlar kara kara ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. Aslında daha düne kadar her şeyi öğrenmişlerdi. Çok da kolaydı aslında ADR, Occupancy ve RevPar’ı biliyorlardı artık. Ama gelinen noktada unuttukları müşteri ve hizmet kavramını hatırladılar birden. Hani bize geçmişte ısrarla misafir olarak hitap edin diye dikte edilen müşterileri. Hep söylemişimdir onun adı müşteridir ama biz misafirimiz gibi hizmet eder ve ağırlarız çünkü mesleğine aşık insanlar böyle davranırlar. Bunu yaparken müşterileri ticari bir olgu gibi görmeden müşterimiz haline getirmek için çabalarız. Ama ne oldu sapla saman her zaman ki gibi birbirine karıştırıldı misafir dendi ama hizmet verilmedi, gerek de duyulmadı. İhtiyaç da yoktu zaten herkes mecburdu otellere gelmeye. Üç beş akıllı çıkıp bir de üstüne herşey dahil denen otelciliğin yüz karası rezil bir şey çıkardı adına sistem demeye utanıyorum o yüzden şey dedim. Bu şey de tuzu biberi oldu rezilliğin.

Bütün bu olumsuzluklarla birlikte şimdi herkes kara kara düşünüyor çünkü işler eskisi gibi olmayacak çünkü artık gerçekten profesyonel insanlara ve sisteme ihtiyaç var. Gerçekten işini seven eğitimli kadrolar gerekiyor. Boştaki yeğen akraba ile olacak iş değil artık turizm işi. Yaptım oldu! la çözümlenmiyor işler. Artık müşteri sayısı sınırlı ve çok seçici. Doldur boşalt işi bitti insanlar uyandı bilerek seçiyorlar gidecekleri tesisi. Fiyatı düşürürüm yine gelirler dönemi kapanıyor artık. Hem fiyatları doğru belirlemek hem de doğru hizmeti vermek zorunda tesisler. Eğitmek, öğrenmek, kendini geliştirmek, kutunun dışına çıkmak şart oldu artık. Çalışanların hepsi çok değerli olacak ona göre herkes yerini almalı, konumunu belirlemeli.

İşte geldiğimiz noktada aklıma 1990 öncesi yapılan turizm ve otelcilik geldi birden. Ne güzel günlerdi be gerçekten; o verilen hizmet kalitesi,o kişiye özel hizmetler, o müşteriye gösterilen saygı ve sevgi. Çalışanından dolayı tercih edilen oteller. Çok basit ama o dönemde masa örtüleri bile çok estetik bir şekilde değiştirilirdi bilir misiniz? İçecekleri doldurmanın, siparişi almanın, oda kapısını çalmanın vs..bir adabı kuralı vardı. Oda servislerinde 2 veya 3 order taker vardı mesela her siparişi tekrar eden, hiç bir eksik olmasın diye işin başında olan Oda servisi müdürü,head waiterı ,captain vardı.  Şimdi kaç otelde var acaba??? Misafir ilişkileri departmanı, hakla ilişkiler depatmanı ve eğitim departmanı olan kaç otel kaldı? Yapıyormuş gibi davranmayan kaç tesis ve işletme var? Eee deniz bitti, kara göründü bundan sonra yapılacaklar belli iş bilenin kılıç kuşananın dönemi başladı artık. Herkes yerini alsın….. Nerede kaldıysak gelişerek devam edeceğiz….

Her zaman ettiğim bir duamla bitireyim;

Allahım Sana sığınıyorum….
Güçlülerin yüzüne doğruyu söylemek için bana güç ver,
Zayıfların alkışını ve sevgisini kazanmak adına yalan söyletme,
Bana para verirsen mutluluğumu elimden alma,
Bana güç verirsen adil olma yeteneğimi eksik etme,
Güçlünün yanında değil doğrunun yanında olma fırsatı ver,
Başarı verirsen mütevazi olmayı öğret, Alçakgönüllüyüm diye saygınlığım azalmasın,
Görünenin dışındaki gerçekleri görmeme yardım et,
Düşüncelerime katılmayanları ve bana karşı olanları hainlikle suçlayarak onların karşısında küçük düşmeme izin verme,
Başarılı olursam şarhoşluğa ,başarısız olursam da umutsuzluğa düşürme,
Hoşgörünün gücünü ve intikamın zayıflığını öğret bana,
Beni paradan,sağlıktan ve başarıdan yoksun bırakırsan umudumu bırak bunları yenebilmek için irade gücü ver,
İnsanlara zarar verirsem özür dileme gücü ver,
İnsanlar bana zarar verirse affetme ve merhamet gücü ver,
Allahım bir yanlışa düşüp senden,resülümden, kitabımdan ve doğruluktan uzaklaşırsam bana doğru yolu göster ……….
Amin

Farklılıklar zenginliğimizdir.

Kalın sağlıcakla,

Sevgi ve Saygılarımla

Ergün Demiray

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla